Merkez Bankası Yasal Faiz Oranları

Merkez Bankası Yasal Faiz Oranları

Reeskont, iskonto edilmiş yani bir diğer deyişle bedel karşılığı el değiştirmiş olan kıymetlerin bir bedel karşılığında yeniden el değiştirilmesi işlemine denmektedir. Merkez bankaları yasal olarak bir faiz oranı uygulamaktadır. Bu faiz oranına Reeskont veya Avans faiz oranı denmektedir. Yıl içerisinde enflasyon oranına göre 3 ayda bir Merkez Bankası Para Politikası kurulur ve toplantı yapılarak yasal faiz oranları belirlenir. Faiz oranı belirleme işlemlerinden sonra mevduat faizlerindeki maksimum faiz, kredi kartlarından alınan maksimum akdi faiz veya normal faiz, kredilerdeki maksimum faizlerde belirlenir. Merkez bankası yasal faiz oranları belirleyerek hiçbir bankanın veya kurumun gereğinden fazla faiz almasını veya ödemesini engeller.

Enflasyon oranı yüzde 10 iken yüzde 40 faizle kredi almazsınız. Bunu merkez bankası kısıtlamaktadır. Aynı zamanda kredi kartlarından alınan faizler de her ne kadar normal kredilerden fazla da olsa enflasyon oranına göre bir düzenlemeye tabi tutulur. Bu nedenle kimse kayıt dışı bir para ödememiş olur. Enflasyon oranı yüzde 10 iken akdi gecikme faizi aylık bazda maksimum 2,19 olabilir bu oran Merkez bankası tarafından sürekli değiştirilebiliyor olsa da Merkez bankası yasal faiz oranları ortalama olarak bu şekilde belirlenmektedir. Vadeli mevduat hesapları belirlenirken de bankalar arası haksız bir rekabet ortamının oluşmaması istendiği için maksimum vadeli mevduat faizi merkez bankası tarafından verilir. Buna göre merkez bankası bir hafta vadeli repo ihale faizinden daha yüksek faizi hiçbir banka veremez. Günümüzde bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının %12 olduğunu düşündüğümüzde mevduat ürünlerinde bu rakamdan daha yüksek bir faiz almak imkansız denilebilir.

[ilgiliMakale icerik_id=”801″]

Merkez bankası yasal faiz oranları sürekli olarak değişmektedir. Enflasyon oranındaki her artış üç ayda bir toplanan Para Politikası kurulu tarafından yasal faiz oranlarının belirlenmesi amacıyla değiştirilmektedir. Enflasyon oranı aynı iken de faiz de bir indirim veya artış olabilir bunları küresel piyasalar da belirleyebilmektedir. Amerikan Merkez Bankası faiz artırımına girdiğinde sermaye çıkışının azaltılması için enflasyon oranından çok daha yüksek oranlarda faiz ödenebilmektedir.

 

Merkez bankası bankalar fonlayarak halka kredi verilmesini sağlıyorlar. Bir miktar faiz karşılığı borçlanan bankalar yine bu kredileri bir miktar faiz karşılığı halka satıyorlar. Merkez bankaları 3 ayda bir toplanarak faiz oranlarına karar veriyorlar. Ülke ekonomisinin kötü gittiği düşünülürse ve piyasada TL’nin çok olduğu kanısına varılırsa, piyasadan TL’yi çekmek için faiz artırımına gidiliyor. Böylece yükselen faizlerle beraber kazanç sağlama peşinde olan mudiler Türk bankalarına TL mevduat hesabı açtırıp paralarını veriyorlar ve bankaların likidite ihtiyacı da bu şekilde karşılanmış oluyor.

Merkez Bankası bu paraları bir faiz karşılığı veriyor. Bu karşılık için açılan ihalelerden biri de 1 hafta vadeli repodur. Bankalar, merkez bankasından bir miktar faiz karşılığında, 1 hafta vadeli olarak tekrar satılmak üzere menkul kıymet alırlar. Bu menkul kıymetler bankaların kısa vadeli olarak borçlanmalarını ve ani likidite ihtiyaçlarını gidermelerini sağlar. Repo faizleri düştüğü zaman bankaların kredi olarak verdiği faizler de düşer. Akabinde yine merkez bankasından daha ucuz kredi alabilen bankalar mevduat faizlerini de düşürüp aynı seviyeye getirirler. Bazı bankalar merkez bankasından dahi daha düşük faiz ödemesi yapar.

Merkez bankaları yasal faiz oranları bu şekildedir. Ülkenin ekonomik gidişatına göre 3 ayda bir toplanan PPK üyeleri, faizleri oylamaya tabi olarak değiştirirler. Eğer likidite alanında bir problem yoksa faizler sabit kalır değişmez.